Basında Biz

  • YEREL BASIN

  • logo

    IMG-20160307-WA0004SURDEM’İ KİM KURDU?

    Eğitime gönül veren, hayatını öğretmeye ve eğitmeye adayan Derya Emre, günümüz sisteminde var olan, okulun öğrenciye yetmemesi gibi açığı fark eden öğretmenlerden biri. Derya Hanımın bunu fark eden diğer öğretmenlerden farkı ise, bu konuda bir şeyler yapabilmesi olmuştur. Derya Hanım sistemdeki bu açığı nasıl giderebilirim? Sorusuna cevap aramaya başlar. Sabırlı, Uzman, Realist, Donanımlı, Enerjik, Mükemmel kavramlarını tek çatı altında toplayarak SURDEM‘i kurmaya karar verir. Derya hanımın en büyük destekçilerinden olan babası Halit Küçük ve eşi Mehmet Emre bu karara sorgulamadan destek olurlar. Bütün bu destekler ve çaba ile SURDEM, Konya‘da eğitim alanında çığır açan bir adrese dönüşür.

    SAMİ KART KİMDİR?

    Niğde Üniversitesinde okuyan ve memleket hasretine dayanamayıp iş hayatını Konya da sürdüren Sami Bey, SURDEM‘in eğitim koordinatörüdür. Meslek hayatında çok başarılı biri olan Sami Bey, bünyesinde barındırdıkları çocuklarla birebir ilgileniyor.  Diğer bütün öğretmenlerin aksine, öğrencilerine ilk önce dersi sevmeyi öğreten Sami Bey, öğrencilerine eylenerek öğreten bir sistem geliştirmiş ve bu sistem ile öğrencilerin severek ders işlemesini sağlamış başarılı biridir. 

    BENİM DÜŞÜNCEM

    Kurumu biraz inceleme fırsatı buldum. Burada siz okuyucularımıza vurgulamak istediğim en önemli şey kurumdaki her öğretmenin öğrenciler ile birebir ilgilenmesi oldu. Kurumdaki her öğretmen kendi öğrencisi olsun veya olmasın bütün öğrencilerin isimlerini biliyor. Bununla da kalmayıp öğretmenlerin her öğrenci ile bir muhabbeti bir samimiyeti bulunuyor. Yani kurum çok büyük bir aileye dönüşmüş diyebilirim. Gelen geçen her kez birbirine selam verip muhabbet edebiliyor. Var olan bu enerji öğrencelere çok olumlu yansımış. Öğrenciler kurumu aile gibi benimseyip severek ders çalışır hale gelmişler,

     

     

    Uzman eğitim kadrosu ile SURDEM, eğlenerek öğretmek anlayışı ile rakiplerinden bir adım öne çıkıyor 

    Çocuklarınız emin ellerde

     

    İlk bakışta insan ile kaynaşabilen SURDEM‘in Eğitim Koordinatörü Sami Kart, sanki sizin kırk yıllık dostunuzmuş gibi bir samimiyet kurabilen çok sıcakkanlı biri. Siz daha cümlenizi tamamlamadan girişkenliğini ve sıcakkanlılığını birleştirerek samimi bir hava oluşturabilir.  Çok fazla sosyal olduğu her hareketinden belli olan Sami Bey ile muhabbet etme fırsatı bulursanız, emin olun muhabbet esnasında çok fazla kişi ile tanışırsınız. Etrafında Sami Beyi seven ve ona selam veren çok fazla insan görürsünüz. Aynı zamanda çok da dürüst olan Sami Bey sorularımıza içtenlik ile cevap verdi. Sizi bu keyifli röportaja davet ediyor keyifli okumalar diliyorum.

    Kuruluş amacınızdan bahseder misiniz?

    Ülkemizin eğitim sistemi sınav üzerine kurulu bir sistem. Öğrenciler çok yoğun sınavlardan geçerek öğrenim hayatlarına devam edebiliyorlar. Biz bu sistem içerisinde okulun öğrenciye yetmediğini ve öğrencilerin okul ortamında çok baskı altında olduğunu fark ettik. Öğrencilerin sıkılmadan ve strese girmeden, eğlenerek öğrenmesi bizim kuruluş amacımızdır. 

    Hedefleriniz nelerdir?

    Çok kısa süreli bir kurumuz. Varlığımız bir yıla dayanmasına rağmen performansımız on yıllık bir performans. Çok sıkı çalışıyor ve öğrencilerimiz için en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Şu anki gelecek hedefimiz Konya‘nın en iyisi olmak. Konya‘nın en iyi eğitim kurumu olacağız.

    Eğitimde sisteminiz nedir?

    Bizim şöyle bir sistemimiz var. Her öğretmenin kendisine ait takip formları bulunuyor. Senenin başından sene sonuna kadar öğrencinin notlarını, sınav sonuçlarını ve buna benzer her şeyi bu takip formuna yazıyoruz. Bu takip formunda öğrencinin velisinin isimleri telefon numaraları bulunuyor. Girdiği her deneme sınavının öncesinde ve sonrasında velisini bilgilendiriyoruz. Bununla da yetinmeyip her deneme sınavından önce ve sonra veli ile birebir toplantı yapıyoruz.

    Öğrenciyi sınava nasıl hazırlıyorsunuz? 

    Biz eğitimin sadece öğretmenden olabileceğine inanmıyoruz. Eğitim bir süreçtir ve bu süreç öğrenci, öğretmen, veli üçlüsü ile ilerleyebilecek bir süreçtir. Bu üçlüden birisinin eksik olması sürecin durmasına sebep olur. Basit bir örnek ile bu süreç içerisinde eğer veli eksik olursa, ben öğretmen olarak burada 40 dk. Ne kadar ders anlatsam da dışarıya çıktığında, eve gittiğinde öğrencinin yanında olamam. Bu alanlarda veli sürece katkı sağlamazsa benim anlattıklarım da bir süre sonra unutulur gider. Yani sürecin başarılı ilerlemesi için öğrenci, öğretmen, veli üçlüsünün süreçte bulunması gerekiyor.

    Öğrencilere nasıl eğlenerek öğretiyorsunuz?

    Biz öğrencilerimize sürekli ders çalışın demiyoruz. Sürekli ders çalışmak, sürekli sınavlara çalışarak olmaz. Öğrencinin eğlenmesi, kafasını dağıtması gerektiğinin farkındayız. Kurumumuzda oyun odaları mevcut. Ders aralarında ve belli saatlerde öğrencilere oyunlar oynatıyoruz. Öğrenciyi eğlendiriyor, kafasını dağıtmasına yardımcı oluyoruz.

    Dikkat Zeka Hafıza Gelişim Eğitim Programlarınızda ne gibi faaliyetler yapılıyor?

    Uzun zamandır yapılan araştırmalar, alınan eğitimler ve uygulamaların neticesinde SURDEM Etüt Merkezi çatısı altında Dikkat, Zeka ve Hafıza gelişim eğitimleri veriliyor. Öğrencilerimizin eğitim hayatlarında başarılı olabilmeleri dikkat, konsantrasyon, odaklanma, güçlü ve kalıcı bellek ile olacaktır. Öğrencilerin bu gelişimlerini desteklemek için Mental Aritmetik, Akıl ve Zeka Oyunları, Dikkat, Hafıza ve Zekanın yanı sıra Hızlı Okuma eğitimleri vermekteyiz. Çabuk öğrenmede geleceğin metodu ‘Akıl ve Zeka Oyunları’ dır. 2004 yılından bu yana Türkiye’de anaokullarında, ilk, orta ve lise okullarında, üniversitelerde, AVM’ler, Fuarlar ve çeşitli ortamlarda tanıtılan ‘Akıl ve Zekâ Oyunları’ zihni açan, aklı çalıştıran, öğrenmeyi kolaylaştıran, çabuk öğrenmeyi sağlayan bir eğitim metodudur. Bu metot yıllar öncesinde ileri dünya ülkelerinde bir öğreti metodu olarak okullarda her seviye de öğretiliyor. Dikkat, Zekâ ve Hafıza gelişimi eğitimlerinde zihinsel fonksiyonların gelişimiyle beraber el-göz koordinasyonu, dikkat-zeka-hafıza becerilerinin artırılması, kişilik ve öz güven gelişimi esas alınıyor. Verilen eğitimler sonucunda ana hatlarıyla; Dikkat-zeka-hafıza, eğitimiyle zihinsel becerilerin gelişimi hedefleniyor. Verilen eğitimler grup eğitimleri şeklinde hazırlanıyor. Öğrenciler yapmış oldukları eğitim çalışmasının neticesinde bir ürün ortaya koyabilmenin öz güveni ve mutluluğunu yaşar ve grup çalışmasıyla, ekip ruhu ve tatlı bir rekabetle durağanlıktan çıkıyor. Bu da verilen eğitimin öğrenci üzerindeki işlevselliğini artırıyor. Eğitim uygulamalarıyla, çocukların her yönüyle (görsel, işitsel , dokunsal, kişisel ve uygulamasını yaparak öğrenme) maksimum düzeyde gelişimi sağlanabiliyor. Çocukların sıkılmadan eğlenceli bir şekilde eğitim uygulamalarının merkezinde olması gelişim hızlarının beklenilen düzeyin üzerinde olmasına imkân veriyor.

    Kurumunuzda bulunan öğretmenlerden bahseder misiniz?

    Kurum olarak bir yıllık olmamıza rağmen öğretmenlerimiz 15 –20 yıllık bilinir hocalardır. Öğretmen kadromuz çok geniş olmakla birlikte öğretmenlerimiz Konya‘da aranan öğretmenlerdendir. Kurumumuzun şöyle bir sistemi var. Hocalarımız dersi anlatırken o derste anlattığı bilgileri günlük hayatta nerede kullanılacağını da öğretiyor. Öğrencilerimize bu bilgiyi sınav dışında günlük hayatta nerede ve nasıl kullanacaklarını da açıklıyor. 

    NİHAL DEMİRCİ